10 Ekim 2010 Pazar

OYUN

Sadece bir bira içip azıcık laflayacaktım. Kapıyı açtığımda leş kokusu burnumu kırdı. Kıvranan cesetlerden geliyordu. Gözüm skor tabelasına takıldı. Beni de oyuna davet ettiler, hayır diyemedim.
Bugün bir bebek doğurdum. Göğsümden süt değil, irin aktı.

14 Eylül 2010 Salı

?

Nefes nefese koşuyordu, o meydan senin bu meydan benim. Gülüyor, konuşuyor, sarılıyor, coşuyordu. Hayır! Aslında yalvarıyordu "Beni görün, bakın bana, yaratın hatta!"
Gelince tüm meydanların boşaldığı gün, sandı ki o da yok artık.
Ve hâlâ aynaya bakıp inatla soruyor: "Ey yüzünü asla benden yana çevirmeyen, sen de kimsin? N'olursun, bir göz ucuyla bari, bak bana!"

5 Temmuz 2010 Pazartesi

MÜKEMMEL

Afrodit'ti, Kleopatra veya Monroe... Hatırlamıyor kaç asırdır şiirler düzüldüğünü kendisine. Ve tahtında suskun ne zamandır. Ha sinek vızıltısı, yemek uğultusu; ha şanı yanında sönük tüm o dizeler.
"O güzelliğiniz yok mu" diyorlar binbir şekilde "ve de asilliğiniz. Erdemlerinize de diyecek yok doğrusu."
"Nasılsınız?" diye sormaya ne hacet! Yaslı günlerinden, kanlı düşlerinden bi-haber; o kadar eminler iyiliğinden.

2 Temmuz 2010 Cuma

ANLAYIŞ

Oturmak sizi yürümekten çok yoruyorsa ve arkanızdan su dökmeyen dostlarınız varsa ne mutlu.
Ve kovalar boşaltıyorsa sevenleriniz, korkunç bir yalnızlık bu.
Hele bir de pranga bağlıyorsa iyiliğinizi isteyenler... Cesetleştiğinizi fark edecekler mi?

22 Haziran 2010 Salı

İLİŞKİ

-Sevgilimsin, dedi.
-Hırsınım, dedim.
-Fethetmek istediğim kalesin.
-Gücünü göstereceğin bir tehlikeyim.
-Oldum olası var savaş.
-Öldük öleli esiriz cennet simülasyonlarına, ve hissetmiyor musun kör edici alevleri? Kül ediyorlar bizi her kılıç darbemizde.

19 Haziran 2010 Cumartesi

KELEBEK

Ruhuna Fatiha okudu ve odasına gömdü kendini. Kurtları kabule hazırdı, buyur etti. Üşüştüler ziyafete.
Az daha kalmıştı ki beyninden, bir kelebek düştü önüne. Can çekişti ve teslim oldu eceline. Dedesi geldi aklına. Koşuşturan torununa kelebekleri yakalamaya değil izlemeye çalışmasını tembihleyen adam. Gülümsedi.
Kurtlar sofrayı bırakıp köşelerine çekildiler. O, elinde kelebek cesedi, mezarın kapısını araladı.

7 Haziran 2010 Pazartesi

YAZI TURA 2

“Hadi” dedim, “bir daha”
Bir of çekti ve epeydir kemirmediği için düzelmeye başlamış elleriyle bir madeni para çıkardı, sehpaya koydu.
“Görüyorsun ya” dedi “Yazı”